2 Eylül 2009 Çarşamba

Burhan ÖCAL sahurda bizdeydi


Evet, inkâr etmiyorum. Kıro bir yanım var. Hem iyi ve güzel şeyleri seviyorum, hem de alışkanlıklarımdan vazgeçemiyorum. Ramazan davulu örneğin. Herkes rahatsız oluyormuş umurumda olmaz. Ben severim arkadaş...

Aynı sıkıntı zaman zaman ezanda da yaşanıyor ve insanlar tartışıyor bu konuyu. Aslında çözümü o kadar basit ki; Pazarda "patiz var, domat var" diyen pazarcıların yaptığı gibi kalitesiz hoparlörlerle, makam bilmeden, kıraat bilmeden aklına gelen hacı amcanın okuduğu ezan olmuyor tabi ki. Ezana tepki duyan arkadaşların bile güzel sesiyle Hafız Burhan tadında bir müezzine ve kaliteli bir ses sistemine hayır diyeceklerini sanmıyorum.

Bir fıkra var: Osmanlı paşalarından birinin konağının yakındaki mescitte bir müezzini varmış. O kadar kötü bir sesi varmış ki; paşa tüm kibarlığına rağmen dayanamamış ve maaşına da zam yapıp, terfi bahanesi ile müezzinden kurtulmuş. Gel zaman git zaman, bir gün sarayda görmüş müezzini. Hoş beş konuşmuş ayaküstü ve müezzin hikâyesini anlatmış.

Sizden sonra şansım açıldı paşam demiş. Vezir-i Azam (Başbakan'ın) müezzinliğine kadar yükseldim. En son padişahın mescidine atadı o da, maaşıma zam yapıp. Padişah efendimiz de yine maaşımı arttırıp, kendi memleketimin insanlarına hizmet etmem için gönderiyor.

Paşa gülmüş. "Keşke, ben padişah efendimize ömrüm boyunca hizmete etmek isterim deseydin , daha yüklü bir zam alırdın" demiş.

Davul da böyle...
Çocukluğumda yaşadığım kasabada bir amca vardı. Öyle güzel manilerle, öyle ritmik çalardı ki davulu. Biraz merak, biraz da bize ne zaman gelecek kıskançlığı ile beklerdik onu. Babam yüklü bir bahşiş hazırlar ama bana: Biraz bekle öyle ver, tadını çıkaralım derdi. Hatta parayı verirken biraz daha davul çalıp, mani söylemesini isterdik. "davulumu çaldım geldim, 11 aylık yoldan geldim / iki gözüm İbram abim, seni uyandırmaya geldim" Offf be! Sanki yavrum kuzum diye annem gibi öperek uyandırıyor mübarek. Yaşıyorsa Allah uzun ve sağlıklı ömür versin davulcu Hasan amcaya.

Efendim bazıları buna rağmen "ay! yine mi davul sesi gece yarısı" diyebilir. Onlar da hoş görsünler bir Mart ayı geliyor da kedi miyavlamasından uyuyamıyoruz sabahlara kadar. Biz evinde kedi besleyenlere bir şey diyor muyuz? Hem belki davullarında çiftleşme mevsimi gelmiştir. Olamaz mı yani, hoş görün işte...

Dahası, ben size davulcu Hasan abiyi getiremem ama bir ara belediyeler imtihanla alıyordu davulcuları. Hani kapınızın önünde Burhan ÖCAL davul çalsa, sonra sahura da size yemeğe kalsa. Şöyle, o canım parmaklarını davullara, tumbalara dokundursa. Ne yani, Ramazan davulu illa dan, dan dan çalınacak diye bir şey mi var?

Sonra da başlasa mani söylemeye:
"Ne uyursun, ne uyursun? Uykularda ne bulursun, İki gözüm İbram abi Ramazanın mübarek olsun"

4 yorum:

KYBELE F dedi ki...

:)
Bir şey itiraf etmek istiyorum, gece davul sesini duyduğumda oynamaya başlıyorum :)

siyah kelebek dedi ki...

Ramazan davulu çok eskilerden kalma bir gelenek..Bir ara yasaklayacaklar diye duydum çok üzüldüm valla taksim de eylem yaparım zaten bak sokakta yapılan roman düğünlerine de yasak geldi..Adamlar ramazan geldi diye sevinip ateş açıyo kimse bişe demiyo..Ama bizim Ramazan davulu gibi,Sokak düğünleri gibi gelenek ve göreneklerimize engel olmaya çalışıyo..yaklaşık br 10 yıl önce de top atılmaya başlamışlardı ramazan da ama şimdi oda yok ya da varda benmi duymuyorum ..Gelenek ve göreneklerimiz neyse yaşatmalıyız karşı çıkanlarıda köteklemeliyiz:P

melek özbaş dedi ki...

Paşa gülmüş. "Keşke, ben padişah efendimize ömrüm boyunca hizmete etmek isterim deseydin , daha yüklü bir zam alırdın" demiş. güzel bi espri olmuş :)(:

TiO dedi ki...

KYBELE F: o da bir güzelik.. oyna:)

siyah kelebek: biz istemezsek bi şeycik olmaz ama önce dejenere olur, sonra kaybolursa o kötü..

melek özbaş: :)